ÖTV Muafiyetindeki Değişiklikler Kabul Edilemez: Araç Bizim İçin Lüks Değil, Özgürlüktür!
Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) kanununda yapılan son düzenlemeler kabul edilemez niteliktedir. Engelli bireylerin kazanılmış haklarının bu şekilde ellerinden alınmasını büyük bir teessürle karşılıyoruz.
"Engel" dediğimiz olgu, bireyin yaşamında kısıtlılık halidir. Bireyin üzerindeki kısıtlılığın giderilmesi, engelin ortadan kalkması demektir. Dolayısıyla hayata katılımda zorluk yaşayan, özel ihtiyaç sahibi bireyler için motorlu taşıt alımı bir "lüks" değil, zaruri bir ihtiyaçtır. Yasaların, tam da bu eksende, özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarına yanıt verebilecek şekilde düzenlenmesi, sosyal devlet olmanın en önemli gereğidir.
Otizm Spektrum Bozukluğu olanlar, Cerebral Palsy (beyin felci) hastaları ve kas hastaları için bir yerden bir yere ulaşım -özellikle toplu taşıma kullanımı- ülkemizin pek çok vilayetinde ve taşrasında hâlâ adeta bir çiledir. Toplumdaki bilinç eksikliğinden kaynaklı olarak bizlere ve ailelerimize karşı sergilenen negatif tutumlar ile toplumsal ayrımcılık, bu yarayı daha da derinleştirmektedir. Bu yaklaşımlar bizleri kadere mahkûm etmekte, evlerimize hapsetmektedir.
Tekerlekli akülü sandalyeye bağımlı olan bendeniz, söz konusu bu muafiyet yasasındaki kısıtlamalar nedeniyle sandalyemle içine girebileceğim bir minibüsü alamamaktayım. Devletim bana binek ve Sedan araçları layık görmektedir. Bu durum toplumsal ihtiyaçlarıma yanıt vermemekle beraber sorunumu daha da derinleştirmektedir. Yasa yapıcıların "Bu limit ve standarta kadar ancak bunu alabilirsin" demesi, beni ve ihtiyaçlarımı tanımadıkları anlamına gelir. Olası istismar ve suistimallerin önüne geçmek; hak olanın muhafaza edilmesi ve yerine getirilmesiyle mümkündür, hak kısıtlamasıyla değil.
Bu hasbihal vesilesiyle ve Engelliler Konfederasyonu'nun açıklamasına istinaden, Can Ahmet Vural olarak naçizane önerim şudur:
Araç alımına ilişkin yasanın koşulları zorlaştırılmak yerine kolaylaştırılıp genişletilmelidir.
Düzenleme, tüm özel bireylerin yararına sunulmalıdır.
"10 yıl satılamaz" bendi kaldırılmalı veya kısaltılmalı; aracın satışına gelince ise -tıpkı yabancı uyrukludan yabancı uyrukluya araç satışı modelinde olduğu gibi- yalnızca engelliden engelliye satılmasına izin verilmelidir.
Oysa tek muradım; kimseye yük olmadan annemle bağımsız şekilde topluma karışmak ve kendi hür irademle mevcudiyetimi sağlamaktı. Bu yolda ne çok hata yaptım, bir bilseniz...
Can Ahmet Vural
27.03.2026.5
PAYLAŞ